"Beni Dinlemiyor Değil, Odaklanamıyor": DEHB'li Çocukla İletişim Kurma Sanatı

Tuğba ŞEKERCİOĞLU
Tuğba ŞEKERCİOĞLU Psikolog Türkiye 22 Juli 2026
"Beni Dinlemiyor Değil, Odaklanamıyor": DEHB'li Çocukla İletişim Kurma Sanatı

"Sana kaç kere odanı topla dedim?", "Yüzüme bakıyorsun ama beni duyuyor musun?", "Sanki duvara konuşuyorum..."

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan bir çocuğun ebeveyniyseniz, bu cümleleri gün içinde kendinizden ne kadar sık duyduğunuzu bilirsiniz. Çocuğunuza basit bir ricada bulunursunuz; örneğin "Odadaki mavi hırkanı alıp banyoya götürür müsün?" dersiniz. Aradan on dakika geçer; çocuk odasındadır, hırka yerdedir ve o elindeki bir oyuncakla tamamen başka bir dünyaya dalmıştır.

Bu durum ebeveynlerde çoğunlukla büyük bir öfkeye ve "Beni bilerek dinlemiyor, sınırları zorluyor, bana saygı duymuyor" düşüncesine yol açar. Oysa madalyonun diğer yüzü çok farklıdır. DEHB'li çocuğunuz sizi bilerek görmezden gelmiyor; o an zihnine üşüşen onlarca uyarandan sıyrılıp sizin sesinize odaklanamıyor.

DEHB'li bir çocukla sağlıklı bir ilişki kurmak, klasik iletişim yöntemlerini bir kenara bırakıp onun beyninin çalışma dilini öğrenmekle, yani "iletişim kurma sanatıyla" mümkündür. İşte evdeki çatışmaları bitirecek ve çocuğunuzla aranızdaki köprüyü sağlamlaştıracak altın kurallar:

  1. Uzaktan Bağırmayı Bırakın, "Fiziksel Yakınlık" Kurun

Mutfaktan çocuğun odasına, televizyon başındaki çocuğa arkası dönükken veya koridordan seslenmek DEHB'li bir çocukta neredeyse hiçbir zaman işe yaramaz. Onun zihni o sırada önündeki objeyle, televizyondaki görüntüyle ya da kafasındaki bir düşünceyle öyle meşguldür ki, uzaktan gelen sesiniz onun beyni için sadece "arka plan gürültüsü" olarak algılanır.

  • Sanatın Kuralı: Çocuğunuza bir şey söyleyeceğiniz zaman yanına gidin. Omuzlarına hafifçe dokunun, boy hizasına inin ve en az 3 saniye kesintisiz göz teması kurun. Sesinizi yükseltmeden, sakin ve kararlı bir tonla konuşun. Sizi sadece kulağıyla değil, tüm duyularıyla fark etmesini sağlayın.
  1. "Tek Seferde Tek Komut" Kuralını Uygulayın

Biz yetişkinler bazen çocuklara ardı ardına sıralanmış karmaşık görev zincirleri veririz: "Odanı topla, kirli çoraplarını sepete at, sonra ellerini yıka ve yemeğe gel." Bu cümle DEHB'li bir beynin işlemci kapasitesini anında aşar. Çocuk ilk görevi yaparken dikkati dağılır, diğerlerini ise çoktan unutur.

  • Sanatın Kuralı: Görevleri mikroskobik parçalara bölün. Tek seferde yalnızca tek bir komut verin. İlk komutun bittiğinden emin olduktan sonra ikinciye geçin.
    • Önce: "Sadece yerdeki legoları kutuya koyar mısın?" (Gitti ve yaptı.)
    • Sonra: "Harika yaptın. Şimdi de masanın üzerindeki kitabı çantana koyabilirsin."
  1. "Yönerge Teyidi" Alın

Çocuğunuzun yüzünüze bakması ve başını sallaması, sizi gerçekten işlediği anlamına gelmeyebilir. DEHB'li çocuklar bazen sadece o anki baskıdan kurtulmak için otomatik olarak "tamam" derler ama zihinlerinde bilgi çoktan uçmuştur.

  • Sanatın Kuralı: Bir istekte bulunduktan sonra ona nazikçe şu soruyu sorun: "Senden ne yapmanı istediğimi bana kendi kelimelerinle tekrar anlatır mısın?" Eğer çocuk "Şey... Odamı toplayacaktım" diyebiliyorsa bilgi yerine ulaşmıştır. Teyit almak, zihindeki uçucu bilgiyi sabitler.
  1. "Olumsuz" Değil, "Olumlu" ve Net Cümleler Kurun

Beynimiz yapısal olarak "yapma", "etme" gibi olumsuz ekleri işlerken önce eylemin kendisini (örn: koşmak) hayal eder, sonra önüne engel koymaya çalışır. DEHB'li çocuklarda bu engel koyma (frenleme) mekanizması zayıf olduğu için, olumsuz komutlar genellikle tam tersi eylemi tetikler.

  • Yanlış Yaklaşım: "Evin içinde koşup durma!" / "Masada kıpırdamadan dur!"
  • Doğru Yaklaşım: "Evin içinde yavaşça yürümeni istiyorum." / "Lütfen sandalyeye düzgünce oturur musun?" Çocuğa neyi yapmaması gerektiğini değil, tam olarak o an neyi yapması gerektiğini net bir şekilde söyleyin.
  1. Teşvik ve Takdir Dilini Cömertçe Kullanın

DEHB'li çocuklar okulda, sosyal hayatta ve evde gün boyunca sürekli olarak "Yapma, yanlış yaptın, unuttun, yine mi döktün?" gibi olumsuz geri bildirimlere maruz kalırlar. Bu durum bir süre sonra onlarda "Ben zaten beceremiyorum" inancını doğurur ve iletişimi tamamen kapatırlar.

  • Sanatın Kuralı: Gün içinde sergilediği en küçük olumlu davranışı bile yakalayın ve büyüteç altına alın.
    • "Bugün ayakkabılarını ben söylemeden kapının önüne koyduğunu fark ettim. Bu sorumluluğun beni çok mutlu etti, teşekkür ederim." Bu tarz süreç odaklı takdirler, beyindeki dopamin salgısını artırarak çocuğun bir sonraki sefer sizi daha dikkatli dinlemesini sağlar.

DEHB'li bir çocukla iletişim kurmak, sabır taşından bir kale inşa etmek gibidir. Çocuğunuzun sizi "duymama" halini kişisel bir saygısızlık veya inatlaşma olarak görmeyi bıraktığınızda, öfkeniz yerini şefkate ve doğru yöntemlere bırakacaktır.

Unutmayın; o sizi duymak istiyor, sadece zihnindeki gürültüyü yatıştırmak için sizin doğru frekanstan konuşmanıza ihtiyaç duyuyor.

Tuğba ŞEKERCİOĞLU

Autorenprofil

Tuğba ŞEKERCİOĞLU

Psikolog

Türkiye

1977 yılında doğan Tuğba Şekercioğlu, 2000 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Kariyeri boyunca ağırlıklı olarak özel gereksinimli çocuklarla çalışmaya odaklanmıştır. Psikoloji, Aile Danışmanlığı ve Nefes Terapisi alanlarındaki uzmanlığını harmanlayarak, başta Disleksi ve Otizm olmak üzere öğrenme güçlükleri ve bilişsel müdahale yöntemleri konusunda derin bir yetkinlik kazanmıştır.

Birey ve aile gelişimine bütüncül bir yaklaşımla odaklanan Şekercioğlu, bellek teknikleri ve dikkat geliştirme üzerine profesyonel eğitimler sunmaktadır. Nefes terapisini stres yönetimi ve odaklanma süreçlerine entegre ederek, bireylerin zihinsel ve duygusal dengelerini (regülasyon) sağlamalarına rehberlik etmektedir. Bilişsel süreçlerin yeniden yapılandırılması alanında uzmanlaşırken, aileler ve eğitimciler arasında farkındalık yaratmak amacıyla danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir.